Kültürler arasında sanat ve gastronomi aracılığıyla kalıcı bağlar kurmak amacıyla kurulan Cultura Collective tarafından Viyana’da düzenlenen görkemli gecede Türkiye ve Azerbaycan’dan sanatçılar, Avusturyalı sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası platformlarda..
Yayınlanma:Güncelleme:103 views
Kültürler arasında sanat ve gastronomi aracılığıyla kalıcı bağlar kurmak amacıyla kurulan Cultura Collective tarafından Viyana’da düzenlenen görkemli gecede Türkiye ve Azerbaycan’dan sanatçılar, Avusturyalı sanatseverlerle buluştu. Türkiye’nin kültürel zenginliğini uluslararası platformlarda doğru ve nitelikli bir şekilde temsil etmek amacıyla Melec Çakmak, Monik İpekel ve Murat Aygen tarafından projelendirilen Cultura Collective, ilk etkinliğinde sanat, müzik ve gastronomiyi aynı çatı altında bir araya getirdi.
500 Yıllık Sarayda Buluşma
Viyana’da, Palais Niederösterreich’te gerçekleştirilen geceye AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, Türkiye’nin eski Viyana Büyükelçisi ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Ozan Ceyhun, Avusturya’nın eski Ankara Büyükelçisi Klaus Wölfer, Viyana Eyalet Meclisi milletvekili ve Viyana’nın ünlü AVM’si Lugner City’nin yöneticisi Leo Lugner, Avusturya iş dünyasının tanınmış isimleri Gerald Gerstbauer, Michael Löwy, sanat dünyasından Barbara Niedetzky, Avusturya’nın önde gelen ailelerinden Gerete– Phillip Attensam ve Türkiye’den cemiyet dünyasının ünlü isimleri Feryal Gülman, Neşe Gönül, Jale Öztarhan, Semra Çelik, Yelda Erbel, Nilgün Çarmıklı, Birgül Vargı, Merih Turan, Alev Kaman’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda seçkin davetli katıldı.
Largus Capital Partners’in katkılarıyla düzenlenen ve sunuculuğunu Eser Akbaba’nın üstlendiği gecede Türkiye’den İsmail Acar, Azize Ceyhun ve Efe Işıldaksoy ile Azerbaycanlı sanatçı Nigar Helmi’nin tabloları sanatseverle buluştu.
Uluslararası alanda tanınan piyanist ve besteci Abuzar Manafzade de Türk, Azerbaycan ve Avusturya müziklerinden oluşan özel bir repertuvarla üç ülkenin müzikal mirasını aynı sahneye taşıdı. Manafzade, Mozart’tan Aşık Veysel’e, Sarı Gelin’den klasik Türk müziği eserlerine uzanan repertuvarıyla büyük beğeni topladı.
Gastronomi bölümünde ise Gault Millau Şapka ödüllü Executive Chef Demir Babalı’nın Türk, Azerbaycan ve Avusturya mutfaklarından seçkin örneklerden oluşan geceye özel menüsü sunuldu. Şef Babalı, üç kültürün mutfaklarının kültürel kökenleri ve tarihsel gelişimlerini anlattığı gecede, gastronomi, yalnızca bir lezzet deneyimi olarak değil, aynı zamanda kültürel bir anlatım biçimi olarak ele alındı.
Avusturya’nın önde gelen mimarlarından Marius Moser de etkinlikte, Palais Niederösterreich’ın tarihçesini, mimari katmanlarını ve Viyana’nın kültürel dokusu içindeki yerini aktardı.
“Geçmişin ilhamını geleceğe miras olarak taşıyoruz”
Cultura Collective kurucularından Melec Çakmak, “Cultura Collective’i hayata geçirirken amacımız, farklı coğrafyaların kültürel mirasını yalnızca bir araya getirmek değil; bu mirası çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumlayarak kalıcı ve evrensel bir anlatı dili oluşturmaktı. Sanat, müzik ve gastronomiyi aynı zeminde buluşturarak, geçmişten aldığımız ilhamı geleceğe anlamlı bir miras olarak taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Cultura Collective’in tamamen gönüllülük esasıyla hayata geçirildiğini ve güçlü bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirten Çakmak, “Gecemize destek veren sanatçılarımızın eserleri, sessiz müzayede yöntemiyle sunuldu. Elde edilen gelirler de sanatçılarımızın kendi inisiyatifleriyle Türkiye’deki hayır kurumlarına bağışlanacak. Bu yaklaşım, sanatın yalnızca estetik bir değer değil, aynı zamanda toplumsal fayda üreten bir güç olduğuna olan inancımızın somut bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
“Yüzeyde değil derinde bağlar kuruyoruz”
Sanatçı Murat Aygen de gecede yaptığı konuşmada, “Cultura Collective bir etkinlik olmasının ötesinde farklı kültürlerin, disiplinlerin ve bakış açılarının gerçekten temas ettiği bir alan olarak doğdu. Amacımız çok net: sanatın, müziğin ve gastronominin ortak dili aracılığıyla insanlar arasında yüzeysel değil, derin bağlar kurmak. Çünkü biz şuna inanıyoruz, farklılıklar bir araya geldiğinde sadece çeşitlilik oluşmaz, yeni bir anlam oluşur. Bu akşam ise tam olarak bunun yansıması. Aynı masa etrafında farklı hikayeler, aynı sahnede farklı ifade biçimleri ama tek ortak bir şey var, o da paylaşım. Cultura Collective’in özü de tam olarak bu” diye konuştu. Sivil toplum gönüllüsü Monik İpekel de gecede yaptığı konuşmada, desteklerinden dolayı Tanfer Vakfı’na teşekkür etti. Gecenin sonunda Monik İpekel’in doğum günü de pasta kesilerek kutlandı.
Cultura Collective Hakkında
Diplomatik temsilciler, yerel akademisyenler ve iş ve cemiyet dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren Cultura Collective, yalnızca kültürleri değil, toplumları da kardeşlik duygusu etrafında buluşturan bir yapı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türk kültürünü, sanatını ve gastronomisini güçlü bir anlatımla yurt dışında temsil etmeyi hedefleyen Cultura Collective’in Viyana’dan başlayan yolculuğunun, Azerbaycan ve Türkiye başta olmak üzere uluslararası ölçekte daha geniş platformlara taşınması planlanmaktadır.