Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü, son dönemde artış gösteren şiddet olaylarına ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video yayımladı. Ezgü, toplumsal şiddetle mücadelede sadece üzüntü duymanın yeterli olmadığını vurgulayarak; aileleri,..
Yayınlanma:Güncelleme:20 views
Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü, son dönemde artış gösteren şiddet olaylarına ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video yayımladı. Ezgü, toplumsal şiddetle mücadelede sadece üzüntü duymanın yeterli olmadığını vurgulayarak; aileleri, eğitimcileri ve yetkilileri somut önlemler almaya davet etti.
“Çocuklarımızı Gözlemlemeliyiz”
Şiddet eğiliminin temelinde yatan nedenlerin sorgulanması gerektiğini belirten Ezgü, ailelerin çocuklarıyla olan iletişimine dikkat çekti. Ünlü sanatçı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Sevgili dostlarım, üzgün olmak yetersiz. Tabii ki yüreğimiz çok buruk ama önlem almalıyız. Çocuklarımızı gözlemlemeliyiz. Dertleri, sorunları var mı? Niye içine kapalılar, niye hırçınlar, niye saldırganlar?”
Eğitimde Denetim ve Güvenlik Vurgusu
Ezgü, çocukların okul hayatındaki rehberlik ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığının titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle akran zorbalığına karşı net bir tutum sergilenmesi gerektiğini hatırlatan sanatçı; okullardaki pedagojik destek süreçlerinin ve çevre güvenliğinin artırılması çağrısında bulundu.
Dijital Dünya ve “Şiddet Temalı” Oyun Tehlikesi
Kendi çocukluk dönemindeki sosyal ortam ile günümüz dijital dünyasını kıyaslayan Ezgü, teknoloji bağımlılığının insan ilişkilerini zayıflattığını savundu. Sanal dünyadaki oyun içeriklerinin çocuk psikolojisi üzerindeki tahribatına değinen sanatçı, şunları kaydetti:
Sosyal İzolasyon: “Biz çocukken sokaklarda oynardık. Şimdi çocuklar bilgisayar ve telefon karşısında adeta donmuş durumdalar.”
Şiddetin Kanıksanması: “Oyunlarda puan almak için öldürmek, yok etmek gibi davranışlar öne çıkıyor. Bu hırs çok kötü ve sürekli savaşan bir dünya oluşturuyor.”
Ezgü, çocukların güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyüyebilmeleri için toplumsal bir seferberlik ruhuyla hareket edilmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamasını tamamladı.