Dünyaca ünlü iç mimar Martyn Lawrence Bullard, Homeworthy YouTube kanalında yayınlanan “Live, Love & Decorate” programının İstanbul özel bölümü için kamera karşısına geçti. Yaklaşık bir saat süren programda İstanbul’un modern..
Yayınlanma:Güncelleme:1.099 views
Dünyaca ünlü iç mimar Martyn Lawrence Bullard, Homeworthy YouTube kanalında yayınlanan “Live, Love & Decorate” programının İstanbul özel bölümü için kamera karşısına geçti. Yaklaşık bir saat süren programda İstanbul’un modern tasarım çizgisi, tarihi Boğaz yalıları ve Osmanlı sanatına ait nadide koleksiyonlar küresel ölçekte tanıtılırken, iş insanı Ali Koç’un eşi Nevbahar Koç’a dair bugüne kadar bilinmeyen bir detay ilk kez gün yüzüne çıktı.
“En Kıskanılacak Yerlerden Biri”
Program kapsamında Nevbahar Koç’un Boğaz’da yer alan tarihi yalısına konuk olan Bullard, söz konusu konutu “büyük bir şehirde yaşanabilecek en büyüleyici, en kıskanılacak yerlerden biri” olarak tanımladı. Rumeli Hisarı yakınlarındaki gizli bahçelerin ve Boğaz manzarasının ekrana geldiği yayında, yalının mimari yapısı ve dekorasyonu detaylıca incelendi.
20’li Yaşlarında Asistanlığını Yapmış
Ünlü mimar, evi gezmeye başlamadan önce Nevbahar Koç ile olan dostluklarının geçmişine dair çarpıcı bir açıklamada bulundu. Koç’un, 20’li yaşlarındayken Los Angeles’ta kendisinin asistanı olarak görev yaptığını belirten Bullard, şu ifadeleri kullandı:
“Tasarım süreçlerini, neyin işe yarayıp neyin yaramayacağını ve tasarım teorisini benden öğrendi. Şimdi ise Türkiye’nin en etkili hayırseverlerinden biri, harika bir anne ve sanat hamisi oldu. Onunla gurur duyuyorum.”
“Restorasyon İçin Çok Uzun Süre Çalıştım”
Eski akıl hocasının övgü dolu sözlerine teşekkür eden Nevbahar Koç ise tasarım teorisi eğitiminin hayatı boyunca kendisine büyük bir avantaj sağladığını ifade etti. Yalının restorasyon sürecindeki zorluklara değinen Koç, mimari yerleşime dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bu yalıyı bu hale getirebilmek için gerçekten çok uzun süre çalıştım. Çünkü burası mimari açıdan zor bir yerleşime sahip; geleneksel yapısı gereği bir büyük salon ve ona açılan dört küçük odadan oluşuyor.”
İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasının modern tasarım gözüyle ele alındığı program, yayınlanmasının ardından sosyal medyada ve tasarım dünyasında büyük yankı uyandırdı.