İLVİ AYAKKABI KURUCUSU İLVİRA DONSKAYA: “İLVİ’NİN TEMELİ SERMAYE DEĞİL, TUTKUDUR”

Çocukluk hayali olan ayakkabı tasarımını uluslararası bir markaya dönüştüren İLVİ Kurucusu İlvira Donskaya, Nişantaşı’nda açtıkları ilk mağazadan bugün 66 ülkeye uzanan markanın hikâyesini anlattı. El yapımı üretim, dijitalleşme ve mikro..

İLVİ AYAKKABI KURUCUSU İLVİRA DONSKAYA: “İLVİ’NİN TEMELİ SERMAYE DEĞİL, TUTKUDUR”
Yayınlanma: Güncelleme: 1.108 views

Çocukluk hayali olan ayakkabı tasarımını uluslararası bir markaya dönüştüren İLVİ Kurucusu İlvira Donskaya, Nişantaşı’nda açtıkları ilk mağazadan bugün 66 ülkeye uzanan markanın hikâyesini anlattı. El yapımı üretim, dijitalleşme ve mikro ihracat modeliyle büyüyen İLVİ’ninardındaki yolculuğu paylaşan Donskaya, “Her ayakkabının içinde bir ustanın emeği ve bir hikâye var” dedi.

Ayakkabı markası İLVİ’nin kurucusu İlvira Donskaya, çocukluk yıllarında başlayan topuklu ayakkabı tutkusunun bugün dünyanın birçok ülkesine satış yapan bir markaya dönüştüğünü belirterek, markanın temelinde büyük sermayeden çok tutku ve zanaatkârlık bulunduğunu söyledi.

Donskaya, İLVİ markasının kuruluş hikâyesini ve bugün ulaştığı noktayı anlattı.

“Her büyük hikâyenin başlangıcında küçük bir kız vardır”

Donskaya, çocukluk yıllarında yaşadığı bir deneyimin markanın temelini oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu:“Her büyük hikâyenin başlangıcında küçük bir kız vardır. Benimki de öyle başladı. Çocukluğumdan beri topuklu ayakkabılara aşıktım ama çok zengin bir ailede büyümedim, sezonda ancak bir çift ayakkabı alınırdı. Haftalarca harçlıklarımı biriktirdim ve ilk topuklu ayakkabımı kendim aldım: topuklu bir Mary Jane. O ayakkabıyı ayağıma geçirdiğim anı hiç unutmam, sanki dünya değişti. Yere her basışımda farklı hissediyordum; daha uzun, daha güçlü, daha ben. İLVİ’nin tohumu işte o an atıldı.”

Yıllar sonra hayalinin peşinden Türkiye’ye geldiğini anlatan Donskaya, burada ayakkabı sektöründe pazarlama alanında çalışan eşiyle tanışmasının hayatındaki dönüm noktalarından biri olduğunu ifade etti.

“2007’de hayalimin peşinden Türkiye’ye geldim. Ve burada hayatımı değiştirecek bir insanla tanıştım, eşim. Kendisi ayakkabı sektöründe pazarlama alanında çalışıyordu ve benim gibi bu işe tutkuyla bağlıydı. Birlikte bir marka yaratma hayali kurduğumuzda ismini arıyorduk. Eşim bir gün ‘Markayı senin adınla yapalım. İlvira… kısaca İLVİ’ dedi. O an her şey yerine oturdu. İLVİ sadece bir marka adı değil, benim ismimden doğan bir tutku, bir cesaret ve bir aşk hikâyesi.”

Türkiye’de deri zanaatının gücünü keşfettiğini vurgulayan Donskaya, “Türkiye’de muhteşem bir şey keşfettim: dünyanın en iyi deri ustalarının bu topraklarda yaşadığını, ama hikâyelerini dünyaya anlatacak bir sesin eksik olduğunu. İLVİ işte bu sessizliği kırmak için doğdu.” dedi.

Bugün markanın 7 mağazaya, güçlü bir e-ticaret altyapısına ve 66 ülkeye ulaşan satış ağına sahip olduğunu belirten Donskaya, “Kazakistan’dan Amerika’ya, Almanya’dan Özbekistan’a, Bulgaristan’dan dünyanın dört bir yanına ürün gönderiyoruz. Ama hâlâ her yeni modeli elimde tuttuğumda o küçük kızın ilk Mary Jane’ini giydiği anı hissediyorum. Çünkü İLVİ’nin temeli sermaye değil, tutkudur.” ifadelerini kullandı.

“Bizi büyüten reklamlar değil, müşterilerin tavsiyesi oldu”

2014 yılında Nişantaşı’nda açtıkları ilk mağazanın ardından markanın organik bir büyüme süreci yaşadığını anlatan Donskaya, bu süreçte müşteri ilişkilerinin belirleyici olduğunu söyledi.

“İlk mağazamızı açtığımızda elimizde büyük bir bütçe değil, büyük bir hayal vardı. O küçük mekânda her müşteriyle göz göze kurduğumuz ilişki aslında İLVİ’nin bugünkü ruhunu şekillendirdi. Büyümemiz tamamen organik oldu. Bizi büyüten reklamlar değil, bir müşterinin arkadaşına ‘bu ayakkabıyı mutlaka denemelisin’ demesiydi.”

Markanın büyüme stratejisinin üç temel üzerine kurulduğunu belirten Donskaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Stratejimiz her zaman üç şeye dayandı: Birincisi el yapımı üretimden ve zanaatkârlık ruhundan asla vazgeçmemek. İkincisi dijitalleşmeyi erken kucaklayarak e-ticareti mağaza sıcaklığıyla birleştirmek. Üçüncüsü ve en önemlisi müşteriyi bir alıcı olarak değil, hikâyemizin bir parçası olarak görmek.”

“El yapımı üretim İLVİ’nin DNA’sında var”

Donskaya, moda sektöründe hızın ve seri üretimin arttığı bir dönemde el yapımı üretimden vazgeçmemelerinin markanın en önemli farklarından biri olduğunu vurguladı.

“Dünya ‘hızlı moda’ derken biz İLVİ’de tam tersi yöne yürüdük ve haklı çıktık. Bugün küresel moda endüstrisi sürdürülebilirliği ve zanaatkârlığı yeniden keşfediyor; biz ise bu değerleri ilk günden beri DNA’mızda taşıyoruz.”

Her ayakkabının bir ustanın emeğini taşıdığını ifade eden Donskaya, “Her İLVİ ayakkabısı bir ustanın elinden geçiyor. O ustanın yıllarca biriktirdiği bilgi, sevgi ve özen her dikişte hissediliyor. Bizim lüks anlayışımız gösterişli logolar değil, ayağınıza giydiğinizde fark ettiğiniz o sessiz kalite.” dedi.

“Dijitalleşme markamızı sınırların ötesine taşıdı”

Donskaya, markanın büyümesinde dijitalleşmenin ve mikro ihracat modelinin önemli rol oynadığını belirterek, İstanbul’daki üretimin kısa sürede dünyanın farklı noktalarına ulaştığını söyledi.

“Dijitalleşme İLVİ için sadece bir satış kanalı değil, hayalleri sınır tanımaz kılan bir güç oldu. İstanbul’daki atölyemizde bir ustanın sevgiyle diktiği ayakkabı birkaç gün içinde dünyanın öbür ucundaki bir kadının ayağında olabiliyor.”

Mikro ihracat modelini erken benimsemelerinin markaya önemli avantaj sağladığını belirten Donskaya, “Bugün 66 ülkeye ulaşıyoruz. Kazakistan’dan Almanya’ya, Amerika’dan Bulgaristan’a, Özbekistan’dan Avrupa’nın farklı köşelerine kadar geniş bir pazara hitap ediyoruz.” diye konuştu.

Dijital platformların aynı zamanda güçlü bir topluluk oluşturma fırsatı sunduğunu da ifade eden Donskaya, “435 binden fazla takipçimizle gerçek bir topluluk kurduk. Onlar sadece müşteri değil, İLVİ ailesinin bir parçası.” dedi.

“Türk zanaatkârlığını dünyaya taşıyoruz”

Uluslararası pazarlarda Türk markası olarak yer almanın hem gurur hem de sorumluluk getirdiğini dile getiren Donskaya, Türkiye’nin güçlü deri zanaatı geleneğini temsil ettiklerini söyledi.

“66 ülkede var olmak büyük bir gurur çünkü Türkiye dünyanın en köklü deri zanaatı geleneklerinden birine sahip. Biz de bu zanaatı dünyaya taşımaya çalışıyoruz.”

Farklı ülkelerin tüketim alışkanlıklarının tasarımlara da yön verdiğini belirten Donskaya, “Orta Asya’da cesur renkler ve formlar sevilirken Avrupa minimalist zarafeti tercih ediyor. Amerika ise konfor ve hikâyeyi bir arada arıyor. Bu çeşitlilik koleksiyonlarımızı zenginleştiriyor.” ifadelerini kullandı.

“Genç girişimcilere tavsiyem: Başlamak için mükemmel zamanı beklemeyin”

Donskaya, kendi markasını kurmak isteyen genç tasarımcılar ve kadın girişimcilere de tavsiyelerde bulundu.

“Mükemmeliyetçiliği bırakın ve başlayın. Çoğu genç tasarımcı her şeyin kusursuz olmasını beklerken fırsatları kaçırıyor. Ben İLVİ’yi kurduğumda elimde büyük bir sermaye yoktu ama içimde harçlıklarını biriktirerek ilk topuklusunu alan o küçük kızın azmi vardı.”

Yaratıcılık ile iş zekâsının birlikte ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Donskaya, “Bir koleksiyon tasarlamak kadar finansal tabloları okuyabilmek de önemli. Ve en önemlisi kendi sesinizi bulun. Moda dünyası çok kalabalık ama gerçek başarı kendi hikâyenize sadık kaldığınızda geliyor.” dedi.

Donskaya, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “İLVİ’ninhikâyesi farklı bir ülkeden gelip Türkiye’nin zanaatına âşık olan ve onu dünyanın 66 ülkesine taşımayı ömrünün işi yapan bir kadının hikâyesi. İsmimi taşıyan bu marka benim en cesur adımım.”

https://www.ilvi.com/

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.